Yukarıya Çık

Eylül 16, 2021

Deprem Çocukları Nasıl Etkiler?

Çocuk depremzedelerin tedavisi, deprem araştırmalarında nispeten daha az araştırılan bir konudur. Depremlerin ruh sağlığı üzerindeki etkileri, risk faktörleri ve tedavi çalışmalarından elde edilen bulguların gözden geçirilmesi; travma geçirmiş çocukların etkin tedavisine ilişkin yararlı bilgiler sağlayabilir.

Araştırma sonuçları; çocuklarda ve ergenlerde travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), depresyon ve depremle ilgili korku oranlarının arttığına işaret etmektedir. Bu duruma da öngörülemeyen ve kontrol edilemeyen depremlere maruz kalmanın neden olduğu korku üzerindeki kontrol kaybı eşlik etmektedir. Bu, korku üzerinde kontrol duygusunu artıran müdahalelerin en etkili yol olduğu anlamına gelir.

Son zamanlarda yapılan çalışmalar; kişinin korkulan durumlara maruz bırakılmasına yönelik cesaretlendirmeyi içeren kontrol odaklı bir davranışsal tedavinin, deprem travmasından kurtulmayı kolaylaştırmada oldukça etkili olduğunu göstermektedir.

Çocuklar Yetişkinlere Göre Daha Savunmasızdır

Depremler; mal hasarı, mali kayıp, yaralanma ve ölüm dahil de olmak üzere topluluklar ve bireyler için çok kritik sonuçlara yol açabilir. Bunlar anlık etkilerdir. Felaketin daha az belirgin bir sonucu, toplumun ruh sağlığı üzerinde olumsuz bir etki olabilir. Her ne kadar geçmişte göz ardı edilse de özellikle çocuklar bu felaketlerde en savunmasız gruptur.

Araştırmalar, afetlerin çocuklar üzerindeki psikolojik etkilerine ilişkin uluslararası literatürü gözden geçirmekte ve afetlerin genç nüfus arasında çok çeşitli duygusal ve davranışsal rahatsızlıklara yol açabileceği sonucuna varmaktadır. Ek olarak doğal afetlerin hayatta kalanlara fiziksel ve psikolojik stresler getirdiği bildirilmiştir.

Depremle ilgili çalışmaların bulguları; afete maruz kalan gençler arasında psikiyatrik sorunların yaygınlığının yüksek olmasının muhtemelen uzun vadeli zihinsel sağlık sonuçlarına yol açabileceğini, çünkü yetişkinlerden travmaya karşı daha savunmasız olduklarını göstermektedir. Çalışmalar ayrıca küçük çocukların, büyüklere göre çoklu risklerin olumsuz sonuçlarına daha duyarlı olduğunu bulmuştur.

Yetişkinlerde olduğu gibi çocuklarda da deprem, kasırga ve savaş gibi afetlerden sonra psikopatoloji alanına giren anksiyete bozuklukları, travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), panikatak, fobiler ve depresyon biçimleri ele alınır. Araştırmalar, travma olaylarına doğrudan maruz kalan çocuklar arasında yüksek oranda ruh sağlığı sorunlarının bulunduğunu göstermiştir. Yaşama yönelik aşırı tehdit ve önemli düzeyde ölüm, yaralanma ile mülk tahribatı içeren deprem gibi afetlerden sonra görülme sıklığı daha da artmaktadır.

Depremden Aylar Sonra Bile Psikolojik Sorunlar Görülebilir

12 Mayıs 2008’de, Çin’in güneybatısındaki Sichuan Eyaleti’nde Richter ölçeğine göre 8.0 büyüklüğünde yıkıcı bir deprem meydana geldi. Depremin merkez üssü, neredeyse tamamen yok olan bölgelerden biri olan Beichuan ilçesi oldu. Beichuan’da yaklaşık 15 bin kişi öldü ve 3 bin kişi kayıptı. Özellikle deprem, oradaki ilkokul ve ortaokullardaki 1587 öğrenci ile 214 öğretmenin hayatını kaybetmesine neden oldu.

Bu büyük afet üzerine yapılan psikolojik araştırmaların temel amacı, deprem sonrası çocuklarda ruh sağlığı sorunlarının ve ilişkili risk faktörlerinin daha iyi anlaşılmasını sağlamaktı. 3 ila 5. sınıf aralığındaki 330 çocuk, afetle ilgili deneyim anketini ve Çocuklar İçin Travma Sonrası Stres Tepki Ölçeği’nitamamladı. İlk anket depremden altı ay sonra, ikincisi ise altı ay sonra yapılmıştı. İki seansta uygulanan ölçümler ve metodoloji aynıydı.

Sonuçların iki tarih arasındaki oranları; anksiyete için sırasıyla %23.3 ve %22.7, depresyon için %14.5 ve %16.1 ve TSSB için %11.2 ve %13.4 idi. Demografik değişkenler arasında anlamlı bir yaş farkı bulunmaz iken depremden 6 ay sonra; anksiyete, depresyon ve TSSB belirtilerinin 4. ve 5. sınıftaki öğrencilerde 3. sınıftakilere göre anlamlı bir düzeyde arttığı görüldü. Ölüm ihtimaline yakından maruz kalma, yas ve aşırı korku; anksiyete, depresyon ve TSSB oluşumu için önemli faktörlerdi. Bu çalışmaların bulguları, çocuklarda deprem sonrası yaşanan travmaların getirdiği ruh sağlığı sorunlarının salgın derecesinde boyutlara ulaştığını ve uzun bir süre de yüksek seviyelerde kaldığını düşündürmektedir. Dolayısıyla pedagoglar ile sosyal hizmet uzmanlarının, TSBB yaşayan çocuklara uygun ruh sağlığı müdahalelerinde bulunmaları en doğrusudur.

İlginizi Çekebilir: Stresli Ebeveynleri Rahatlatacak İpuçları

Önceki Yazı

Aile Bağlarını Güçlendirecek Günlük Rutin Aktiviteler

Sonraki Yazı

Çocuklarda Saldırganlık Nedenleri

post-bars