Yukarıya Çık

Ocak 11, 2021

Filmlerden Öğreniyoruz: İyi Ödevin Özellikleri

Filmlerden Öğreniyoruz: İyi Ödevin Özellikleri

Herhangi bir okulda sıradan bir gün… Bir veli ve bir öğretmen öğrencinin ödevleri hakkında konuşuyorlardır.

Veli: Hocam, bizim çocuğun ne kadar çalışması lazım?

Öğretmen: Her gün en az bir saat çalışmalı. Hatta iki saat.

Veli: Peki ne zaman çalışmalı?

Öğretmen: Akşam yemeğinden sonra tok karnına.

Reçete yazıldı. Gerisi öğrenciye kalmış. Akşam yemeğinden sonra 2 doz alınmazsa öğrenme gerçekleşmez.

Birebir yukarıdakinin aynı olmasa da bu tarz diyalogları  duymuşsunuzdur. Ödevlerin ne kadar olacağıyla ilgili, ne kadar çalışılmasıyla ilgili  hep konuşuruz.

Ben bu yazıda ödevlerin teması, bütünselliği, veriliş şekli, ilham vericiliği ve öğretmenin tutumu başlıklarına odaklanacağım.

Ödevlerin özelliklerine odaklanırken ‘Özgürlük Yazarları-Freedom Writers’ filminden yararlanacağım. Bize rehberlik edecek öğretmenimiz, Hilary Swank’ın oynadığı Erin Gruwell.

filmlerden öğreniyoruz
filmlerden öğreniyoruz

Film gerçek bir hikayeden uyarlanmıştır. Erin Gruwell Kaliforniya’daki bir okulun, bir çok sorunu olan öğrencilerin olduğu bir sınıfında çalışmaya başlar. Sınıfta Latin, Asya ve Afrika kökenli öğrenciler vardır. Okulda bu öğrencilerin kökenlerinden dolayı oluşmuş gruplar bulunmaktadır. Bu gruplar, birbirleriyle hep kavga halindedirler. Bir çoğu da çetelerle temastadır.

Erin Gruwell İngilizce dilbilgisi öğretmenidir. İlk önce kendi hazırladığı ders planlarına göre derslerini işler. Ama bu dersler öğrenciler tarafından bir karşılık bulmaz. Ardından sınıfındaki öğrencilerini tanır, onların ihtiyaçlarına göre hareket etmeye başlar. Bu yaklaşım öğrencilerin değişiminin temelini oluşturmaktadır. Şimdi değişimi sağlayan ödeve odaklanalım.  Bu sırada ödevlerin sahip olması gereken performans değerlendirme ölçekleri (rubrikler), ödev için verilmesi gereken zaman gibi teknik özellikler üzerinde durmayacağım.

Erin Gruwell’in öğrencilerine verdiği ödevin özelliklerini inceleyelim. Aslında ödev demek yanlış olur, bir çok ödevden oluşmuş proje demek daha doğru olur.

1. Sahiplenilecek Tema
filmlerden öğreniyoruz

Filmlerden öğreniyoruz, öğrencilerin ödevi sahiplenmesi için konuya ilgi duymaları ya da içinde kendilerinden bir şeyler bulmaları gerek. Bu yüzden öğrencilerini iyi tanıyan Erin Gruwell onların en önemli sorunu olan ırk ayrımcılığına odaklanır. Tema olarak İkinci Dünya Savaşı sırasında yaşanan yahudi soykırımını seçer.

2. Bütünsellik

Filmlerden öğreniyoruz, proje; günlük yazımı, kitap okuma etkinliği, müze gezisi, tarihe tanıklık etmiş kişilerle sohbet ve kitap yazımı gibi bir çok ayaktan oluşuyor. Bu ayaklar birbirlerini mükemmel bir şekilde tamamlıyorlar. Proje, günlük tutma ödeviyle başlıyor. Ardından ‘Anne Frank’in Günlüğü’ kitabını okuma ödevi geliyor. Bu iki ödev ırk ayrımı teması ve günlük yazma biçimiyle birbirlerini çok iyi tamamlıyor. Filmde, kendi günlüklerini yazarken, benzer sorunları yaşamış Anne Frank’in Günlüğü’nü okuyan öğrencilerin heyecanına ve motivasyonuna şahit oluyoruz. Kitap okumanın sonunda yapılan sohbette tamamlayıcı bir ödev daha geliyor.

film

 Öğretmen, öğrencilerinden okudukları kitapta Anne Frank’in yakalanmaması için saklanmasını sağlayan Miep Gies’e birer mektup yazmalarını istiyor. Ama, Erin Gruwell bununla da yetinmiyor. Öğrencilerini Anne Frank ve soykırım hakkındaki Tölerans Müzesi’ne (Museum of Tolerance) götürüyor. Müzenin çıkışında o olayları yaşamış insanlarla sohbet ediyorlar. Hayır, bu kadar değil. Miep Gies’i okula davet ediyorlar.  Hepimizin dersler çıkaracağı harika bir söyleşi yapıyorlar. Son olarak proje öğrencilerin yazdığı günlüklerin kitaplaştırılması ile bitiyor.

3. Veriliş Şekli
filmlerden öğreniyoruz

Her zaman ödevlerin veya projelerin veriliş şeklinin öğrenci motivasyonunu etkilediğini düşünmüşümdür. Filmde bu yönden de çok güzel bir örnek görüyoruz. Erin Gruwell günlük tutma  ödevini vermeden önce öğrencilere sınıfta sıra dışı bir etkinlik yaptırıyor. Onlara birbirlerinden çok da farklı olmadıklarını gösteren bir deneyim yaşatıyor. Bu deneyim sonucunda da hepsinin hikayesinin değerli olduğunu söyleyerek günlük tutma ödevini veriyor. Ödevin veriliş şekli, öğrencide bu ödevin onlar için, onların gelişimi için ne kadar değerli olduğu hissini uyandırıyor.

 

 4. Öğretmenin tutumu
film

Eğer verdiğiniz ödevin öğrencilerinize katkısı olduğunu düşünmüyorsanız o ödevi vermeyin. Ama gerçekten projenin öğrencilerinizi çok geliştireceğini düşünüyorsanız onu sahiplenin. Her aşamasında tutkunuzu gösterin. Filmin her anında Erin Gruwell’in uyguladığı her türlü çalışmayı sahiplenmesini ve tutkusunu göreceksiniz.

5. İlham vericilik
film

Proje, öğretmen olarak sizin bile beklemediğiniz bir noktaya taşınmışsa kesinlikle ilham verici bir projedir. İlham vericiliği, filmde Miep Gies’in Amerika’ya gelmesi ve onunla söyleşi yapılması aşamasında görüyoruz. Miep Gies’i okula getirme fikri öğretmenin fikri değildir. Proje öğrencileri  o kadar çok içine çeker ki, Miep Gies’e mektup yazma ödevi sırasında fikri onlar verir. Hatta geliş masraflarını karşılamak için okulda yemek ve konser düzenlerler.

Özgürlük Yazarları filmi başka bir çok yönden eğitim adına mercek altına alınabilecek, izlemesi de keyifli bir film. Daha önce izlemediyseniz izlemenizi öneririm.

 Filmle ilgili sürpriz bozan detayları ağzımdan kaçırdıysam, affola!

Makalemizi faydalı bulduysanız,  ”Filmlerin Yararları” adlı diğer makalemize de göz atabilirsiniz.

 

 

 

 

Önceki Yazı

Oyuncak ve Çocuk: OYUNCAKLAR ÇOCUĞUMU ELE Mİ GEÇİRİYOR?

Sonraki Yazı

Uzaktan Eğitim Sürecinde Eğitimciler İçin 11 İpucu

post-bars