Yukarıya Çık

Kasım 29, 2021

Gençlerde Sosyal Fobi

Sosyal anksiyete bozukluğu (SAD) veya sosyal fobi, gençler üzerinde yaralayıcı bir etkiye sahip olabilir. Okulda elini kaldırmaktan veya yüksek sesle konuşmaktan kaçınan çocuklar; ders dışı etkinliklerden çekinebilir, izolasyon ve depresyon yaşayabilirler. Aynı zamanda sosyal anksiyete bozukluğu olan çocukların, 15 yaşına kadar depresyon ve 16-17 yaşına kadar madde bağımlılığı geliştirme olasılığı SAD’si olmayan akranlarından daha yüksektir.

Sosyal anksiyete bozukluğu olan gençler, yetişkinliğe doğru ilerlerken diğer insanlarla daha az ilişki kurmayı gerektiren yolları seçmeye eğilimlidirler ve bu nedenle birçok fırsatı teperler. Avukat veya doktor olmak isteyen ancak diğer insanlarla etkileşim kuramayan parlak ve zeki gençler, çok yalnız bir meslek seçebilir ya da iş gücüne hiç girmeyebilirler.

Ebeveynler, çocukların sosyal kaygıyı tanımlamada ve üstesinden gelmelerinde önemli bir rol oynamaktadır. Utangaç bir çocuğu; sosyal fobisi olan bir çocuktan ayırt etmeyi öğrenmek ve ebeveynlerin sosyal kaygısı olan çocukları faal hale getirmek yerine nasıl güçlendirebileceğini anlamak, çocuklarımızın sosyal açıdan zengin bir yaşam sürmelerine yardımcı olacaktır.

Tehlike İşaretlerini Fark Etme

Sosyal fobinin ortalama başlangıç yaşı 13’tür, ancak 3 ve 4 yaşlarında da görmek mümkündür. Küçüklerde bu durum; çocuğun diğer çocukların, öğretmenlerin veya yakın aile dışındaki herhangi birinin önünde konuşmaktan korkması anlamına gelen seçici mutizm (seçici konuşmazlık) şeklini alabilir.

İlkokulda, sosyal fobisi olan çocuklar aktiviteleri reddetmeye başlayabilir. Dolayısıyla çocukların sporla ilgili aktivitelerden ayrıldığına şahit olursunuz. Ortaokulda, tüm ders dışı etkinliklerden ve sosyal etkinliklerden kaçınıyor olabilirler. Lisede ise okula gitmeyi reddedebilir ve depresyon belirtileri gösterebilirler. Ebeveynler, uyarıcı işaret ve semptomları fark ederek sosyal fobinin büyümesini önlemeye yardımcı olabilir. Aşağıdaki sorular belirtileri sorgulamanızı sağlar.

  • Öğretmenlerle ya da akranlarıyla konuşmaktan rahatsız mı?
  • Başkaları tarafından kendisine hitap edildiğinde göz temasından kaçınıyor, mırıldanıyor veya sessizce konuşuyor mu?
  • Diğer insanların yanında kızarıyor ya da titriyor mu?
  • “Aptalca” bir şey yapmak veya söylemek konusunda aşırı derecede endişe duyuyor mu?
  • Yeni insanlarla karşılaştığında ağlıyor ya da öfke nöbeti geçiriyor mu?
  • Karın ağrısından şikâyet ediyor ve okuldan, gezilerden veya partilerden uzak durup evde kalmak istiyor mu?
  • Aktivitelerden uzaklaşıyor ve evde daha fazla zaman geçirmek istiyor mu?

Bir ebeveyn bu belirtileri gözlemlerse bir doktor veya ruh sağlığı uzmanı, kişiyi değerlendirmeye ve bozukluğun mevcut olup olmadığını belirlemeye yardımcı olabilir.

Bu rahatsız edici durum genellikle erken ergenlik döneminde veya bazen daha genç yaşta başlar. Sosyal fobiden muzdarip çocuklar aşırı utangaç görünebilirler ve başkalarının yanında konuşma veya performans gösterme konusunda kendilerini utandırabileceklerine dair aşırı endişeleri olabilir. Bu genç bireyler genel olarak düşük özsaygıya sahiptir ve başkalarının kendilerinden daha yetkin olduğuna inanabilirler.

Sosyal fobi utangaçlıktan farklıdır, çünkü utangaç olan çocuklar veya ergenler başkalarının yanında olmaktan rahatsızlık duyabilirler. Ancak kendilerini rahatsız hissettiren durumlardan mutlaka kaçınmayabilirler. Çocuğun tipik işleyişinde bozulmalara neden olabilir ve sosyal izolasyona neden olabilir.

Sosyal Fobi – Sosyal Anksiyete Bozukluğu Nasıl Tedavi Edilir?

Bu durum tedavi edilebilir. Bununla birlikte çocuklar, ya tek başına davranış terapisi ya da davranışsal terapi ve ilaç kombinasyonu ile tedavi edilir. Bilişsel davranışçı terapi (BDT), sosyal anksiyete bozukluğu için en iyi psikoterapidir. Çocukların duygularını yönetmeyi öğrenmelerine ve baş etme becerilerini geliştirmelerine yardımcı olur. Sosyal anksiyete bozukluğu için ilaç alan çocuklar genellikle uzun süre kullanmazlar. Yaygın ilaçlar arasında SSRI’lar ve beta blokerler bulunur.

İlginizi Çekebilir: Gençlerin Bilişüstü Düşünmesi İçin 3 Adım

 

 

Önceki Yazı

Çocukların Sosyal Medya Kullanmasında Ebeveynlerin Rolü

Sonraki Yazı

Pandemide Unutkanlık Problemi

post-bars